Kentsel Dönüşüm ve İmar Davaları Artık İhtisas Mahkemelerinde Görülecek

İmar yargısında uzun yıllardır süregelen sorunlara çözüm getirecek köklü bir değişiklik hayata geçiyor. Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Birinci Dairesi’nin 20 Nisan 2026 tarihli 888, 889 ve 890 sayılı kararları, 22 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak imar, kentsel dönüşüm, askeri hizmet ve düzenleyici kurum davalarında “ihtisas mahkemesi” dönemini resmen başlattı. Yeni düzenleme 1 Haziran 2026 itibarıyla uygulamaya geçecek.
Hangi Davalar İhtisas Mahkemelerinde Görülecek?
HSK’nın 888 sayılı kararı kapsamında, 3194 sayılı İmar Kanunu, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun, 3621 sayılı Kıyı Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, 5366 sayılı Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenmesi Kanunu ile 4708 sayılı Yapı Denetimi Kanunu’ndan doğan uyuşmazlıkların görüleceği mahkemeler belirlendi. Bu kapsamdaki davalar Ankara 2, 3, 4 ve 16 numaralı İdare Mahkemeleri’nde görülecek.
Düzenleme; askerlik hizmetinden kaynaklanan idari uyuşmazlıkları ve düzenleyici-denetleyici kurum (SPK, Rekabet Kurumu, EPDK, BTK, RTÜK, KVKK, Nükleer Düzenleme Kurumu, KGK) kararlarına karşı açılacak davaları da kapsıyor. Bu davalar için Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Konya ve Samsun’da belirlenen idare mahkemeleri yetkilendirildi.
İmar İhtisas Mahkemesi Nedir?
İmar ihtisas mahkemeleri, klasik idare mahkemelerinden farklı olarak yalnızca imar ve şehircilik hukukuna odaklanan özel yetkili mahkemelerdir. Bu mahkemelerde görev yapacak hâkimlerin şehir planlama mevzuatına hâkim olması, teknik bilirkişi süreçlerini etkin yönetebilmesi ve benzer davalarda içtihat birliği sağlaması bekleniyor. Model, ticaret ve fikri mülkiyet mahkemelerine benzer bir “alan bazlı uzmanlaşma” yaklaşımı taşıyor.
Uzman Görüşü: “Mağduriyetler Giderilecek”
Şehir ve Bölge Plancısı, İmpomes Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Müberra Oflaz, Türkiye’de hızlanan kentleşme ve yoğun yapılaşma baskısının imar hukukunu yargının en karmaşık alanlarından biri haline getirdiğini belirterek şunları söyledi:
“Bir imar planı değişikliği, parselasyon ya da ruhsat iptali; şehir planlama, mimarlık, çevre hukuku ve mülkiyet hakkını aynı anda ilgilendiren çok katmanlı uyuşmazlıklara dönüşebiliyor. Aynı imar planına ilişkin farklı mahkemelerde eş zamanlı davalar açılması, çelişkili karar riskini artırıyor; bu durum hem yatırımcıyı hem vatandaşı belirsizlik içinde bırakıyor.”
Dr. Oflaz, Ankara’da başlayacak uygulamanın İstanbul, İzmir, Bursa gibi büyükşehirlerde de yaygınlaşmasını beklediklerini vurguladı.
Türkiye’nin İmar Davası Tablosu
İdare mahkemelerinde görülen davaların önemli bölümünü imar planı iptali, ruhsat işlemleri, kamulaştırma ve parselasyon davaları oluşturuyor. Mevcut sistemde:
• İlk derece mahkemesinde: 8-18 ay
• İstinaf süreciyle birlikte: 1,5-3 yıl
• Danıştay aşamasıyla: 3 yıldan uzun
sonuçlanma süreleri yaşanıyor. En sık dava konusu olan işlemler ise nazım ve uygulama imar planı değişiklikleri, yapı ruhsatı iptali, kentsel dönüşüm kararları ve İmar Kanunu’nun 18. maddesi kapsamındaki parselasyon işlemleri.
Sektöre Etkisi: Yatırımcı Güveni Artabilir
Dr. Oflaz, ihtisas mahkemelerinin teknik dosyaların uzman hâkimlerce ele alınmasını sağlayacağını, çelişkili kararların önüne geçeceğini belirtti: “Öngörülebilir yargı kararları, gayrimenkul ve inşaat sektöründe yatırım iştahını artırabilir. Planlama, yoğunluk, emsal gibi teknik kavramların daha doğru değerlendirilmesi sağlanabilir.”
Sistemin Olası Riskleri
Her uzmanlaşma modelinde olduğu gibi bu sistemin de potansiyel riskleri bulunuyor. Tüm imar davalarının belirli mahkemelerde toplanması, kısa vadede yeni bir yığılma yaratabilir. Ayrıca farklı şehirlerin kendine özgü planlama gerçekleri, merkezi bir uzmanlaşma içinde yeterince yansımayabilir.
Vatandaş ve Yatırımcılar İçin Kritik Uyarılar
Dr. Oflaz, mülk sahipleri ve yatırımcıların hak kaybına uğramaması için şu noktalara dikkat çekti:

  1. Plan değişikliklerini takip edin: Askı süreçleri kaçırıldığında hak kaybı yaşanır.
  2. Ruhsat ve imar durumunu sorgulayın: Tapu tek başına yeterli güvence değildir.
  3. Dava açma sürelerine dikkat: İmar davalarında süreler kısa ve hak düşürücüdür.
  4. Uzman görüşü alın: Şehir plancısı ve hukukçunun birlikte değerlendirmesi kritiktir.

:books: Kaynaklar
Resmi Kaynaklar:
• T.C. Resmî Gazete (22 Nisan 2026): HSK Birinci Dairesinin 20/04/2026 Tarihli ve 888, 889, 890 Sayılı Kararları – resmigazete.gov.tr
• Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) – Resmi açıklamalar – hsk.gov.tr
• Adalet Bakanlığı – Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü – hhgm.adalet.gov.tr
Mevzuat Referansları:
• 3194 sayılı İmar Kanunu
• 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun
• 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (Madde 20/C)
• 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun
• 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu
Haber Ajansı Kaynakları:
• Anadolu Ajansı (AA) – 22 Nisan 2026